Gemilerden inip gemilere biniyorum...
Bilip bilmedik denizlerde tanımadık yüzler seviyorum.
Bıçaklar saplanıyor bedenimin bir yerlerine
İçimde kırmızı sıvı azalıyor
Tanımadık yüzlerde acıyı görüyorum
Fırtına görüyorum, gri ve siyah
Beyaz arıyorum, kan lekeli kumaşlarda
Ziyan edilmiş sevgililer atlasım
Başka adalarım, haritalarım var.
Bu yüzden gidip gitmemekte serbest bırakıyorum seni..
Kocan, sevgilin, herhangi bir şeyin olamama ihtimalimi sevmiyorum.
Tetikler çekiyorum beni doğuran kadından gizli
Namlular doğrultuyorum şakağıma dayıyorum..
Siyah beyaz bir fotoğraf olma ihtimalimden, kalabalıkta tanınmayacak o yüz olmaktan kaçarken.
Lanet olası bir başka günde seni bir başkasının kollarında görme ihtimalli cinayet itirafları yazıyorum..
Senaryolar yazıp sonuna bizi koyamadan ölüyorum.
İnancımdan, güçsüzlüğümden, inançsızlığımdan, kibirliliğimden dem vuruyorum.
Gemiler gidiyor ben izliyorum
Üşümeye isteriğim ve bir güvertede olmaması gereken bir karadeniz fırtınasında ıslak
Olmamam gereken bir yerde senden izler taşıyorum.
İyileştiriyorum kendimi ve sıvı, can taşıyan kırmızım zaldı iyice.
Görüntüler görüyorum belli belirsiz...
Bir kundak, bir araba , bir beşik, bir karne hediyesi işte..
Başka anılarım, dünlerim, sevenlerim..
Bir başka gemiye atlıyorum bu gemiden
Poseidon'a selam çakıp gidiyorum uzaklara
Çok uzak değil buralar
Bir silah
Bir tetik
ve amaçsızlık gereken
Amaçlardan geçiyorum...
Gelip gelmemek de serbest bırakıyorum demiştim
Yanıldım
Kalıp dönmemekte serbestsin...
Git gidebileceğin kadar uzağa.
Bir gemiye binip git benim gibi
mümkünse tam tersi bir yönde ve durgun bir denizde..
Yıkılmamış bir çocukluk düşünde yüz sen
Ben ihtimaller çoğaltıyorum
Uzaklarda olmak güzel
Keyfini çıkarıyorum.
15 Temmuz 2008 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder