15 Temmuz 2008 Salı

iki..

İki…

Bir olmanın erdeminden uzakta bir yerdeyim şimdi. İkiyim ben. Bir rakam olmayı dilerdim yalnızca ya da anlamsız bir heceler toplamı. Olamadım. Ne yazık ki demiyorum ; ama zor olanı seçtiğim için iki olmanın çok daha ötesinde bir yarın bir ondan sonraki gün olabilmişliğim var benim.

Betonlar döküp yaptıkları köprülerden çok daha sağlamım mesela. Şatolar ya da surlar da duramaz benim önümde. Biliyorum ki ömrüm çok kısa olacak ve biliyorum ki kelebek kadar bile önemsemeyecekler. Biliyorum ki adım yazılmayacak fotoğrafların arkasına ve belki de olmam gereken yerde de olmayacağım ben iki olduğumda. Beton köprülerden daha sağlam bir şeylerle bağladığım kesin bir şeyleri ve bunla gurur duyuyorum en azından Kırmızı pelerinli bir asil kadar gururluyum en az ya da özgür olmak adına ölmüş o insanlardan biri kadar haklı ve hak ettiği biçimde asil. Üstümüze atılan bombalardan çok uzakta bırakılmış , sorumluluklardan , insanlardan bir yere kaçırılmış. Karanlığı sadece deli gibi öpüşmek için fırsat bulanların ikisiyim ben. Bir gün üç olacağımı bile bile ikiyim ve ikiliğimden gurur duyuyorum bu saatlerde.

Ben ikiyim ve bu benim doğum günüm. Birken çok küçüktüm ve konuşamadım senle anne. Şimdi bile bu satırlar babamın parmaklarının ucundan ulaşırken yemyeşil – babam söyledi – gözlerine dünyanın en güzel ikisiyim ben bu gece…

Dünyanın en güzel sevgilisine ikinci bir hediyeyim...

Babadan not:

Seni seviyorum…

Hiç yorum yok: